Bağlaçlar, cümlelerin bölümlerini veya cümleleri belirli bir mantıksal sırayla birbirine bağlayan değişmez kelimelerdir. Tüm bağlaçlar sıralama ve bağımlı tümce bağlaçları olarak ikiye ayrılabilir.
Sıralama Bağlaçları Üç Türü İçerir:
- Birleştirme: и (ve), и… и (hem… hem de), ни… ни (ne… ne de), а (ve).
- Zıtlık: но (ama), а (ama).
- Ayırma: и́ли (veya), и́ли… и́ли (ya… ya da).
1. Birleştirme Bağlaçları
- и (ve)
Мне на́до купи́ть ру́чку и блокно́т.
(Bir kalem ve bir not defteri almam gerekiyor.) - и… и (hem… hem de)
Мне на́до купи́ть и ру́чку, и блокно́т.
(Hem bir kalem hem de bir not defteri almam gerekiyor.) - ни… ни (ne… ne de)
Он не прие́хал ни вчера́, ни сего́дня.
(Ne dün ne de bugün geldi.) - а (peki/ve)
А куда́ вы сейча́с идёте?
(Peki şimdi nereye gidiyorsunuz?)
2. Zıtlık Bağlaçları (А ve НО)
Yabancı öğrenciler genellikle zıtlık bağlaçları а ve но arasında seçim yapmakta zorlanırlar.
А (Ama/Oysa)
İki öznenin, eylemlerinin, özelliklerinin, durumlarının veya olgularının karşıtlığı olduğunda kullanılır.
- Он спит, a я рабо́таю.
(O uyuyor, ama ben çalışıyorum.) - У него́ есть велосипе́д, а у меня́ нет.
(Onun bir bisikleti var, ama benim yok.)
НО (Ama/Fakat)
Söylenen, bilinen veya planlananın aksine bir bilgi sunar veya açıklayıcı bilgi içerir.
- У меня́ есть биле́ты…, но я не хочу́ идти́.
(Biletlerim var, ama gitmek istemiyorum.) - Я прие́ду, но не сего́дня.
(Geleceğim, ama bugün değil.) - …но обеща́л прие́хать за́втра.
(…ama yarın geleceğine söz verdi.)
3. Ayırma Bağlaçları
- и́ли (veya)
Мне на́до купи́ть биле́ты на суббо́ту и́ли на воскресе́нье.
(Cumartesi veya Pazar için bilet almam gerekiyor.) - и́ли… и́ли (ya… ya da)
На́до купи́ть биле́ты и́ли на суббо́ту, и́ли на воскресе́нье.
(Ya Cumartesi ya da Pazar için bilet almam gerekiyor.)
4. En Yaygın Bağımlı Tümce Bağlaçları
| Bağlaç & Anlam | Örnek Cümle |
|---|---|
| что (ki) |
Он сказа́л, что прие́дет за́втра. (Yarın geleceğini söyledi.) |
| что́бы (diye, -mesi için) |
Он сказа́л, что́бы я прие́хал за́втра. (Yarın gelmemi söyledi.) |
| потому́ что (çünkü) |
Она́ пла́чет, потому́ что упа́ла. (Ağlıyor çünkü düştü.) |
| е́сли (eğer) |
Скажи́те мне, е́сли он прие́дет. (Eğer gelirse bana söyleyin.) |
| е́сли бы (eğer …-seydi) |
Е́сли бы он прие́хал во́время, то мы бы успе́ли. (Eğer zamanında gelseydi, yetiştik.) |
| хотя́ (rağmen) |
Мы пошли́ на дискоте́ку, хотя́ о́чень уста́ли. (Çok yorgun olmamıza rağmen diskoya gittik.) |
| как бу́дто (sanki) |
Он посмотре́л на меня́, как бу́дто мы никогда́ не встреча́лись. (Bana sanki hiç tanışmamışız gibi baktı.) |
| как (gibi) |
Он де́лает всё, как я. (Her şeyi benim gibi yapıyor.) |
| чем (-den / -dan) |
Он рабо́тает бо́льше, чем его́ нача́льник. (Patronundan daha çok çalışıyor.) |